6100 sayılı HMK'nın 27. maddesinde tanımlanan 'hukuki dinlenilme hakkı'nın üç temel unsurunu sayınız ve bu unsurların, metindeki Yargıtay kararlarında geçen usuli hatalarla (dava dilekçesinin tebliğ edilmemesi, bilirkişi raporunun tebliğ edilmemesi vb.) nasıl ihlal edildiğini somutlaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100403

HMK m.27/2'ye göre hukuki dinlenilme hakkının üç temel unsuru şunlardır: a) Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olma hakkı, b) Açıklama ve ispat hakkı, c) Mahkemenin, açıklamaları ve ispat faaliyetlerini dikkate alarak karar verme yükümlülüğü. Metindeki Yargıtay kararlarında geçen usuli hatalar, bu unsurları şu şekilde ihlal etmektedir: 1) Dava Dilekçesinin Tebliğ Edilmemesi (Y.13.HD E:2016/8252): Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmediğinde, davalı aleyhine bir dava açıldığından haberdar olamaz. Bu durum, en temel unsur olan 'bilgi sahibi olma hakkı'nı tamamen ortadan kaldırır. Bilgi sahibi olamayan davalı, doğal olarak 'açıklama ve ispat hakkı'nı da (cevap verme, delil sunma) kullanamaz. 2) Bilirkişi Raporunun Tebliğ Edilmemesi (Y.8.HD E:2014/27709): Taraflardan birine, kararı etkileyecek önemli bir delil olan bilirkişi raporu tebliğ edilmediğinde, o taraf bu delilin içeriğini öğrenemez ('bilgi sahibi olma hakkı' ihlal edilir) ve rapora karşı itirazlarını, beyanlarını sunamaz ('açıklama ve ispat hakkı' ihlal edilir). 3) Tahkikat Duruşmasına Davet Edilmeme (Y.8.HD E:2014/27709): Ön incelemeden sonra tahkikata geçildiğinde, tarafın bu duruşmaya usulünce davet edilmemesi, delillerin toplandığı ve tartışıldığı bu kritik aşamaya katılımını engeller. Bu da hem 'bilgi sahibi olma' hem de 'açıklama ve ispat' haklarını kısıtlar. Tüm bu haller, adil yargılanma hakkının özünü zedeleyen ve tek başlarına hükmün bozulmasını gerektiren ağır usul hatalarıdır.