Askeri bir şahsa, Tebligat Kanunu m.14'e uygun tebligat yapılamaması halinde, tebligatın 'birlik veya müessesede' yapılmasının zorunlu olup olmadığını, yoksa bilinen diğer sivil adreslere de tebligat yapılıp yapılamayacağını tartışınız.
Tebligat Kanunu m.14, askeri şahıslara 'birlik veya müessesede tebligat yapılması icabeden ahvalde' uygulanacak özel bir usulü düzenler. Bu ifadeden, askeri şahsa tebligatın zorunlu olarak görev yaptığı birlikte yapılması gerektiği sonucu çıkmaz. Tebligat hukukunun temel ilkesi, tebligatın muhatabın bilinen en son adresine yapılmasıdır (Teb. K. m.10). Askeri şahsın, görev yaptığı birlik dışında, ailesiyle yaşadığı bir sivil adresi (MERNİS adresi gibi) biliniyorsa, bu adrese genel hükümlere (Teb. K. m.21 vb.) göre tebligat yapılması mümkündür ve geçerlidir. Madde 14'teki özel düzenleme, tebligatın özellikle görev yerinde yapılması gerektiği veya yapılmasının tercih edildiği durumlar için bir usul belirlemektedir. Dolayısıyla, eğer askeri şahsın bilinen bir sivil adresi varsa ve bu adrese usulüne uygun tebligat yapılmışsa, bu tebligat geçerli sayılır. Birlik veya müessesede tebligat yapma zorunluluğu yoktur; bu sadece bir seçenektir ve eğer bu seçenek kullanılırsa m.14'teki usule uyulması gerekir. Metindeki Yargıtay kararında sorun, tebligatın görev yerine yapılması tercih edildiği halde, oradaki özel usule uyulmamış olmasıdır.