Mirasbırakanın, kadastro tespiti sırasında bir taşınmazını, bağışlamak istediği kişi adına tescil ettirmesi durumunda neden muris muvazaası davası açılamamaktadır? Bu durumda hak sahibi mirasçıların başvurması gereken hukuki yol nedir ve hangi kanuna dayanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100396

Bu durumda muris muvazaası davası açılamamasının sebebi, ortada murisin yaptığı bir 'tapu devir işlemi'nin (temlikin) bulunmamasıdır. Muris muvazaası, murisin kendi adına tapuda kayıtlı bir malı, muvazaalı bir sözleşme ile (satış gibi göstererek) devretmesi halinde söz konusu olur. Oysa kadastro tespiti sırasında yapılan işlem, bir mülkiyetin ilk kez 'tespit' edilerek tapu kütüğüne kaydedilmesidir, bir devir işlemi değildir. Muris, aslında kendisine ait olan bir yeri, kadastro görevlilerine 'bu yer falancaya aittir' şeklinde beyanda bulunarak onun adına tespit ve tescil ettirmektedir. Bu durumda, miras hakkı ihlal edilen mirasçıların başvurması gereken hukuki yol, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesine dayalı 'tapu iptali ve tescil' davasıdır. Bu madde, kadastro kesinleşme tarihinden itibaren on yıllık hak düşürücü süre içinde, genel mahkemelerde (Asliye Hukuk) tescil harici bırakılan veya yanlış tescil edilen mallar için dava açma imkanı tanır. Davanın hukuki sebebi 'muris muvazaası' değil, 'kadastro tespitindeki yolsuzluğa ve haksız iktisaba' dayanır.