Mağdurun, olayın hemen ardından 'sıcağı sıcağına' kollukta veya savcılıkta yaptığı teşhis ile, aylar sonra mahkeme huzurunda yaptığı teşhis arasında bir çelişki olması durumunda, mahkeme hangi beyana üstünlük tanımalıdır? Bu değerlendirmede hangi faktörler göz önünde bulundurulmalıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100389

Bu durumda mahkeme, beyanlardan birini diğerine mekanik olarak üstün tutmak yerine, çelişkinin nedenini araştırarak her iki beyanı da diğer delillerle birlikte bir bütün olarak değerlendirmelidir. Ancak genel bir kriminolojik ve hukuki kabul, olayın hemen ardından, hafızanın en taze ve dış etkilerden en az etkilenmiş olduğu 'sıcağı sıcağına' yapılan teşhisin daha güvenilir olduğudur. Mahkemenin değerlendirmesinde göz önünde bulundurması gereken faktörler şunlardır: 1) İlk Teşhisin Usulü: İlk teşhis PVSK Ek-6'daki usullere uygun yapılmış mı? Eğer usulüne uygun ve kararlı bir teşhis ise değeri yüksektir. 2) Aradan Geçen Süre: İki beyan arasında geçen zaman, hafızanın zayıflamasına neden olmuş olabilir. 3) Dış Etkiler: Mağdurun, duruşmaya kadar geçen sürede sanık veya yakınları tarafından tehdit edilmiş, baskı görmüş veya ikna edilmiş olma ihtimali araştırılmalıdır. Metindeki (Kapatılan) 3. Ceza Dairesi kararında (K.2020/19357), mağdurun yargılama aşamasındaki beyanının 'sanığı suçtan kurtarmaya yönelik' olabileceğine işaret edilerek, ilk beyanın ve yüzleştirme tutanağının önemi vurgulanmıştır. 4) Diğer Delillerle Uyum: Hangi beyanın dosyadaki diğer delillerle (kamera kaydı, tanık anlatımları vb.) daha uyumlu olduğu incelenmelidir. Mahkeme, tüm bu faktörleri değerlendirerek, çelişkiyi gideremiyorsa ve sanığın suçluluğuna dair makul şüphe devam ediyorsa, beraat kararı vermelidir.