Teşhis işlemi sırasında, PVSK Ek-6'da belirtilen usullere (örneğin en az iki kez tekrarlama, şüphelinin orada olmayabileceğinin hatırlatılması) uyulmaması, elde edilen teşhis delilini tamamen geçersiz kılar mı, yoksa sadece ispat gücünü mü zayıflatır? Mahkemenin bu delili değerlendirirken takdir yetkisinin sınırları nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100388

PVSK Ek-6'da belirtilen usullere uyulmaması, elde edilen teşhis delilini 'hukuka aykırı delil' haline getirir. Hukuka aykırı deliller ise kural olarak CMK m.217/2 uyarınca hükme esas alınamaz. Dolayısıyla, bu durum delili tamamen geçersiz kılar. Ancak uygulamada Yargıtay'ın, usuldeki eksikliğin ağırlığına göre bir ayrım yapabildiği görülmektedir. Örneğin, çok bariz bir usulsüzlük (tek fotoğrafla teşhis gibi) delili tamamen geçersiz kılarken, daha hafif bir usulsüzlüğün (örneğin ikinci tekrarın yapılmaması) delilin ispat gücünü zayıflatan bir faktör olarak değerlendirildiği kararlar mevcuttur. Ancak temel kural, kanunun emredici şekil kurallarına uyulmamasının delili hukuka aykırı hale getireceği ve kullanılamaz kılacağıdır. Metindeki Yargıtay 6. Ceza Dairesi kararı (2021/23795 E.) da, teşhisin sadece bir kez yapılmış olmasını Kanun'a aykırı bularak, bu delile dayanılamayacağını belirtmiştir. Mahkemenin takdir yetkisi, bu delili tamamen yok saydıktan sonra, geriye kalan hukuka uygun delillerin mahkumiyet için yeterli olup olmadığını değerlendirmekle sınırlıdır. Hukuka aykırı olduğu tespit edilen bir delili, 'ispat gücü zayıflamış da olsa' dikkate alarak mahkumiyet kararına dahil edemez.