Deprem sonrası fahiş fiyatla ev kiralayan bir malikin eyleminin TCK m.237'deki 'fiyatları etkileme suçu'nu oluşturabilmesi için 'yalan haber veya havadis yayma veya sair hileli yollara başvurma' unsurunun nasıl gerçekleşmesi gerekir? Sadece piyasa koşullarından yararlanarak yüksek fiyat talep etmek bu suçu oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100374

Sadece piyasa koşullarından (arz-talep dengesizliğinden) yararlanarak yüksek fiyat talep etmek, tek başına TCK m.237'deki suçu oluşturmaz. Bu suç bir 'tehlike suçu'dur ve oluşması için failin, fiyatların artması sonucunu doğurabilecek nitelikte aktif ve aldatıcı bir eylemde bulunması gerekir. Maddede sayılan unsurlar şunlardır: 1) Yalan Haber veya Havadis Yayma: Failin, örneğin 'bölgedeki tüm kiralık evler doldu, son kalan ev bu' gibi asılsız bilgiler yayarak veya 'yakında kiralar iki katına çıkacak' şeklinde spekülatif haberler çıkararak suni bir talep ve panik ortamı yaratması gerekir. 2) Sair Hileli Yollara Başvurma: Failin, örneğin birden fazla emlakçıyla anlaşıp aynı daireyi farklı yüksek fiyatlardan ilan ettirerek piyasada suni bir fiyat algısı yaratması, evleri boş tutarak kıtlık algısı oluşturması gibi aldatıcı manevralara başvurması gerekir. Yani suçun maddi unsuru, pasif bir şekilde yüksek fiyat istemek değil, fiyatları yapay olarak yükseltmek amacıyla aktif bir hile veya aldatma eylemi gerçekleştirmektir. Depremzedenin zor durumundan faydalanarak fahiş fiyat istemek, ceza hukuku anlamında bu suçu değil, borçlar hukuku anlamında 'aşırı yararlanma (gabin)' (TBK m.28) kurumunu ilgilendirir.