AYM'nin Erdal Sonduk kararındaki muhalif üyelerin, 'doğrudan doğruyalık' ilkesinin ihlal edilmediği yönündeki argümanlarını ve bu ilkenin katı bir şekilde uygulanmasının yaratabileceği sakıncalara ilişkin görüşlerini özetleyiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100357

Erdal Sonduk kararındaki muhalif üyeler, ihlal olmadığına dair birkaç temel argüman sunmuşlardır: 1) Etkili Katılım ve Diğer Güvenceler: Savunmanın yargılamanın tüm aşamalarına etkili katıldığını, tanıklara soru sorma imkanı bulduğunu, 'silahların eşitliği' ve 'çelişmeli yargılama' ilkelerine riayet edildiğini, dolayısıyla adil yargılanma hakkının diğer güvencelerinin sağlandığını belirtmişlerdir. 2) Heyetin Tamamen Değişmemesi: Hükmü veren heyetten bir üyenin, tanıkların dinlendiği celselerde de görev almış olmasını, heyetin delillerle bağının tamamen kopmadığının bir göstergesi olarak görmüşlerdir. 3) Başvuru Yollarının Tüketilmemesi: Başvurucunun, yargılama sırasında heyet değişikliğine veya tanıkların yeniden dinlenmesine ilişkin somut bir talepte bulunmadığını, bu şikayeti ilk kez istinafta soyut olarak dile getirdiğini belirterek, iç hukuk yollarının usulünce tüketilmediğini savunmuşlardır. Muhalif üyeler ayrıca, ilkenin katı uygulanmasının sakıncalarına dikkat çekmişlerdir: a) Yargılamanın Gereksiz Yere Uzaması: Her hakim değişikliğinde tüm delillerin yeniden toplanmasının yargılamaları aşırı uzatacağını. b) Delillerin Bozulması Riski: Tanıkların yeniden dinlenmesinin, aradan geçen zaman nedeniyle hafızalarının zayıflaması veya değişmesi sonucu beyanlar arasında çelişkiler yaratabileceğini ve delillerin hatalı değerlendirilmesine yol açabileceğini ileri sürmüşlerdir.