Soruşturma dosyasında 'gizlilik kararı' (kısıtlılık kararı) bulunması, şüphelinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma imkanını nasıl etkiler? Bir şüphelinin, 'gizlilik kararı nedeniyle zarardan haberdar olamadığı, bu yüzden zararı ancak kovuşturmada giderebildiği' yönündeki savunması, TCK m.168/1'deki indirimden yararlanması için geçerli bir gerekçe olabilir mi?
Metindeki analize göre, bu savunma geçerli bir gerekçe olarak kabul edilemez. Her ne kadar CMK m.153/2 uyarınca müdafiin dosyayı inceleme yetkisi kısıtlanabilse de, bu kısıtlama mutlak değildir. CMK m.153/3, şüphelinin ifadesini içeren tutanaklar gibi bazı belgelerin bu kısıtlama dışında olduğunu belirtir. Daha da önemlisi, CMK m.147 uyarınca, ifadesi alınan veya sorguya çekilen şüpheliye, kendisine yüklenen suçun mutlaka anlatılması zorunludur. Malvarlığına karşı bir suçla (örneğin dolandırıcılık) suçlandığını öğrenen şüphelinin, bu suç tipine özgü olan etkin pişmanlık kurumundan ve zararı giderme imkanından haberdar olmadığı iddiası hukuken kabul görmez. Kanun, zarardan haberdar olma anını değil, zararın 'giderildiği' muhakeme aşamasını esas almaktadır. Şüpheli, suçlamayı öğrendiği soruşturma aşamasında zararı giderme iradesini göstermezse, kovuşturma aşamasında 'yeni öğrendim' diyerek TCK m.168/1'deki daha lehe olan indirimden yararlanamaz. Ancak istisnai olarak, şüphelinin soruşturma aşamasında zararı giderme iradesini açıkça ortaya koyup, elinde olmayan sebeplerle (örneğin mağdura ulaşılamaması) bunu gerçekleştiremediğini ispatlaması halinde durumu farklı değerlendirilebilir.