Tebligat Kanunu m.14'e göre askeri şahıslara yapılacak tebligatın usulünü açıklayınız. Metindeki Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararında (E:2016/22305), uzman jandarma çavuşa yapılan tebligatın neden usulsüz kabul edildiğini ve bu usulsüzlüğün yargılamaya etkisini belirtiniz.
Tebligat Kanunu m.14, askeri şahıslara birlik veya müessesede yapılacak tebligat için özel kurallar öngörür. Erata yapılacak tebliğler en yakın üste (kıta komutanı gibi) yapılır. Diğer askeri şahıslara (astsubay, subay, uzman çavuş vb.) yapılacak tebligatlarda ise, 'tebliğin yapılmasını nöbetçi amiri veya subayı temin eder'. Eğer bu kişiler muhatabı derhal bulamazsa, tebliğ kendilerine yapılır. Bu bir geçerlilik şartıdır. Metindeki Yargıtay kararında, uzman jandarma çavuş olan davalıya askeri lojmandaki adresine gönderilen dava dilekçesinin '.... imzasına' şerhiyle bir şahsa tebliğ edildiği, ancak tebligat mazbatasında bu şahsın 'yetkili nöbetçi amir veya subay' olup olmadığının ve muhatabın neden derhal hazır bulundurulamadığının belirtilmediği görülmektedir. Bu eksiklikler nedeniyle Yargıtay, tebligatı usulsüz kabul etmiştir. Bu usulsüz tebligatın sonucu, davalının dava dilekçesinden haberdar olmaması ve savunma hakkını kullanamamasıdır. Yargılama, usulsüz tebligata dayanılarak davalının yokluğunda sürdürülüp karara bağlanamaz. Mahkemenin yapması gereken, tebligatı usulüne uygun olarak yenilemek, dilekçeler teatisi ve ön inceleme aşamalarını tamamladıktan sonra yargılamaya devam etmektir. Aksi takdirde verilen hüküm, hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlali nedeniyle bozulur.