HMK m.122 uyarınca dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmesi zorunluluğunu, 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK m.27) bağlamında açıklayınız. Mahkemenin, taraf teşkili sağlamadan 'görevsizlik' gibi bir usuli karar vermesi neden hukuka aykırıdır?
HMK m.122'de düzenlenen dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmesi, HMK m.27'de güvence altına alınan 'hukuki dinlenilme hakkı'nın temel bir gereğidir. Bu hak, davanın taraflarının yargılama hakkında bilgi sahibi olmasını, kendi haklarıyla ilgili açıklama ve ispat hakkını kullanmasını içerir. Davalının, aleyhine açılmış bir davadan haberdar olması ve buna karşı cevap ve savunmalarını sunabilmesi için dava dilekçesinin kendisine usulüne uygun tebliğ edilmesi şarttır. Metinde yer alan Yargıtay 13. Hukuk Dairesi kararı (E:2016/8252) bu durumu net bir şekilde ortaya koymaktadır. Mahkemenin, dava dilekçesini davalıya tebliğ etmeden, yani taraf teşkilini sağlamadan, 'görevsizlik' gibi usuli bir karar vermesi hukuka aykırıdır. Çünkü: 1) Dilekçeler teatisi (karşılıklı verilmesi) aşaması tamamlanmamıştır. 2) Davalı, davanın görevli mahkemede görülmesi gerektiği yönünde savunma yapma veya iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı başlamadan önce davanın seyrini etkileyecek beyanlarda bulunma hakkından mahrum bırakılmıştır. Yargıtay'a göre, mahkemenin görev gibi bir dava şartını inceleyebilmesi için bile öncelikle davanın ön inceleme aşamasına getirilmiş olması, bunun için de dilekçeler teatisinin tamamlanmış olması zorunludur. Taraf teşkili sağlanmadan verilen karar, savunma hakkını ve hukuki dinlenilme hakkını ihlal eder.