5651 sayılı Kanun m.9'a göre, hakimin 'URL adresi belirtilerek içeriğe erişimin engellenmesi yöntemi ile ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi' halinde internet sitesinin tümüne erişimin engellenmesine karar verebilmesi, Anayasa Mahkemesi'nin ifade özgürlüğü ve ölçülülük ilkesine ilişkin içtihatları çerçevesinde nasıl yorumlanmalıdır?
Bu hüküm, hakime geniş bir takdir yetkisi tanımakla birlikte, bu yetkinin kullanımı Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) ve İHAM'ın yerleşik içtihatlarıyla sınırlıdır. AYM, özellikle 'Youtube' ve diğer erişim engelleme kararlarında, ifade özgürlüğüne yönelik bir müdahalenin ölçülü olması gerektiğini vurgulamıştır. Bir internet sitesinin tümüne erişimin engellenmesi, sadece hukuka aykırı içeriğe değil, aynı zamanda hukuka uygun sayısız içeriğe de erişimi engellediği için 'aşırı' ve 'orantısız' bir tedbirdir. Bu nedenle, m.9'daki bu yetki ancak istisnai durumlarda ve son çare (ultima ratio) olarak kullanılmalıdır. Hakimin, URL bazlı engellemenin neden yetersiz kalacağına dair 'gerekçesini de belirtmek kaydıyla' karar vermesi şartı, bu istisnai niteliği vurgular. Gerekçe olarak, örneğin hukuka aykırı içeriğin site yönetimi tarafından sürekli farklı URL'ler üzerinden yeniden yayınlanması gibi durumlar gösterilebilir. Ancak, sadece teknik zorluk veya kolaycılık gibi gerekçelerle tüm siteye erişimin engellenmesi, AYM içtihatlarına göre ifade özgürlüğüne yönelik ölçüsüz bir müdahale teşkil edecek ve bir hak ihlali olarak kabul edilecektir.