Metinde sayılan 'Yargıtay'ın muris muvazaası olarak kabul etmediği durumlar'dan iki tanesini seçerek, bu durumların neden muvazaa kapsamı dışında tutulduğunu hukuki olarak gerekçelendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100318

İki örnek durum ve gerekçeleri şunlardır: 1) Murisin para bağışladığı kişinin bu parayla taşınmaz alması: Bu durumda Yargıtay muris muvazaası kabul etmez. Çünkü muris muvazaasının konusu, tapuya kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetinin danışıklı olarak devridir. Oysa burada muris, bir taşınmaz değil, menkul bir mal olan 'para' bağışlamaktadır. Paranın bağışlanması herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Bağışı alan kişinin bu parayla sonradan kendi adına bir taşınmaz satın alması, murisin doğrudan yaptığı bir tapu devri değildir. Taşınmazın mülkiyeti, satıcıdan doğrudan parayı alan kişiye geçmektedir, muris işlemde taraf değildir. Bu nedenle, tapu iptali ve tescil davasının koşulları oluşmaz. Koşulları varsa, bu para bağışı için ancak 'tenkis davası' açılabilir. 2) Devredilen taşınmaz tapuda resmi bağış yolu ile devredilmişse: Bu durumda da muris muvazaası davası açılamaz. Çünkü muris muvazaasının özü, 'bağış' olan gerçek iradenin 'satış' gibi farklı bir işlemle gizlenmesidir. Eğer muris, iradesini gizlememiş ve işlemi tapuda açıkça 'bağış' olarak yapmışsa, ortada bir muvazaa (danışıklılık) yoktur. İşlem, tarafların gerçek iradesine uygundur. Bu işlem, saklı paylı mirasçıların saklı paylarını ihlal ediyorsa, buna karşı açılacak dava muris muvazaasına dayalı tapu iptali değil, TMK m.560 vd. hükümlerine göre 'tenkis davası'dır. Tenkis davası ise 1 yıllık hak düşürücü süreye tabidir.