Yüzleştirme işlemi kural olarak kovuşturma aşamasında yapılmasına rağmen, hangi hallerde soruşturma aşamasında da yapılabilir? Soruşturma aşamasında yüzleştirme yapılmasının yaratabileceği potansiyel riskler nelerdir?
CMK m.52/2'ye göre yüzleştirme kural olarak kovuşturma aşamasında yapılır. Ancak madde, 'gecikmesinde sakınca bulunan veya kimliğin belirlenmesine ilişkin hallerde' tanıkların birbirleriyle ve şüpheli ile soruşturma evresinde de yüzleştirilebileceğini belirtir. 'Gecikmesinde sakınca bulunan hal'e örnek olarak, tanığın ağır hasta olması, yurtdışına çıkacak olması gibi duruşmada hazır bulunmasının mümkün olmama ihtimali verilebilir. 'Kimliğin belirlenmesine ilişkin hal' ise, failin kimliğinin tespiti için yüzleştirmenin zorunlu olduğu durumları ifade eder. Soruşturma aşamasında yüzleştirme yapılmasının potansiyel riskleri şunlardır: 1) Soruşturmanın Gizliliğinin İhlali: Yüzleştirme, şüpheli ile tanıkları bir araya getirerek soruşturmanın gizliliği ilkesini (CMK m.157) zedeleyebilir. 2) Tanıklar Üzerinde Baskı: Şüpheli ile yüz yüze gelen tanıklar, tehdit veya baskı altında hissederek doğruyu söylemekten çekinebilirler. 3) Savunma Hakkının Kısıtlanması: Soruşturma aşamasında henüz tüm deliller toplanmamışken yapılacak bir yüzleştirme, şüphelinin savunma stratejisini tam olarak kurmasını engelleyebilir. Bu riskler nedeniyle kanun koyucu, soruşturmada yüzleştirmeyi istisnai hallerle sınırlandırmış ve kural olarak bu işlemin tüm delillerin ortaya konulduğu ve hakimin doğrudan denetiminin sağlandığı duruşma aşamasına bırakılmasını tercih etmiştir.