Soruşturma aşamasında bir şüphelinin teşhis işlemine tabi tutulabilmesi için PVSK ve Yargıtay içtihatları uyarınca hangi koruma tedbirinin uygulanmış olması zorunludur? Yakalanmış ancak gözaltına alınmamış bir kişi teşhise tabi tutulabilir mi? Gerekçesini açıklayınız.
Soruşturma aşamasında bir şüphelinin teşhis işlemine tabi tutulabilmesi için hakkında mutlaka 'gözaltı' kararı verilmiş olması zorunludur. Metinde yer alan Yargıtay 6. Ceza Dairesi kararı (K.2014/3984) bu zorunluluğu açıkça vurgulamaktadır: 'Şüphelinin teşhise tabi tutulabilmesi için gözaltına alınmış olması gerekir. Şüphelinin yakalanmış olması teşhis için yeterli değildir.' Bu zorunluluğun gerekçesi, teşhis işleminin PVSK Ek-6'da 'gözaltına alınan şüpheli' hakkında yapılabilecek bir işlem olarak düzenlenmesidir. Yakalama (CMK m.90 vd.) ve gözaltı (CMK m.91) farklı hukuki nitelikteki koruma tedbirleridir. Yakalama, kişiyi hakim veya savcı önüne çıkarmak gibi amaçlarla özgürlüğünün anlık olarak kısıtlanmasıyken, gözaltı, soruşturmanın selameti için kişinin belirli bir süre kolluk nezdinde tutulmasıdır. PVSK, teşhis gibi önemli bir delil elde etme yöntemini, daha ciddi bir koruma tedbiri olan ve savcı kararı/onayı gerektiren gözaltı durumuna özgülemiştir. Bu nedenle, sadece yakalanmış ancak hakkında usulüne uygun bir gözaltı kararı verilmemiş bir kişi teşhis işlemine tabi tutulamaz; tutulursa işlem ve elde edilen delil hukuka aykırı olur.