Ceza muhakemesinde 'aleyhe bozma yasağı' (reformatio in peius) ilkesinin temel amacını ve bu ilkenin hangi kanun yolu başvurularında geçerli olduğunu CMK hükümleriyle açıklayınız. Bu ilkenin 'itiraz' kanun yolunda neden açıkça düzenlenmediğini ve doktrindeki bu konudaki tartışmaları yorumlayınız.
Aleyhe bozma yasağının temel amacı, sanığın, hakkında verilen hükmü kanun yoluna götürdüğünde daha ağır bir ceza veya sonuçla karşılaşma korkusu yaşamadan, hak arama hürriyetini özgürce kullanabilmesini sağlamaktır. Bu ilke olmasaydı, sanıklar haksız buldukları kararlara karşı, durumlarının daha da kötüleşebileceği endişesiyle kanun yoluna başvurmaktan çekinebilirlerdi. Bu yasak, CMK'da olağan kanun yolları olan istinaf (CMK m.283) ve temyiz (CMK m.307/5) ile olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesi (CMK m.323/2) için açıkça düzenlenmiştir. Bu yasağın uygulanabilmesi için kanun yoluna sadece sanık veya onun lehine (örneğin müdafii veya lehine başvuran savcı) başvurulmuş olması gerekir. Metinde de belirtildiği gibi, yasağın 'itiraz' kanun yolunda açıkça düzenlenmemiş olması doktrinde tartışmalıdır. Bir görüş, kanun koyucunun bilinçli bir istisna getirdiğini savunurken, hakim görüş, aleyhe bozma yasağının temel bir ceza muhakemesi ilkesi olduğu, bu nedenle yazılı olmasa dahi kıyas yoluyla itiraz kanun yolunda da uygulanması gerektiği yönündedir. Bu yorum, sanık lehine yorum ilkesi ve hak arama hürriyetinin özünü koruma amacıyla daha tutarlıdır.