Metinde, zorunlu aşı uygulaması için 1593 sayılı Kanun'un yeterli olabileceği belirtilmekle birlikte, 'yeni bir kanuni düzenleme yapılmasının yerinde olacağı' kanaati de ifade edilmektedir. Bu yeni düzenleme ihtiyacını, 'kanunla sınırlama' ilkesinin unsurları olan erişilebilirlik, öngörülebilirlik ve kesinlik kavramları üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100292

Anayasa Mahkemesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, bir temel hakkı sınırlayan kanunun sadece şeklen var olması yeterli değildir; aynı zamanda 'erişilebilir, öngörülebilir ve kesin' olması gerekir. Erişilebilirlik, vatandaşların ilgili kanuna kolayca ulaşabilmesidir. Öngörülebilirlik, bireylerin eylemlerinin sonuçlarını kanuna bakarak makul bir kesinlikle tahmin edebilmesidir. Kesinlik ise, kanun metninin yoruma aşırı açık olmaması, idareye sınırsız takdir yetkisi tanımamasıdır. 1930 tarihli 1593 sayılı Kanun, dili ve genel ifadeleri itibarıyla günümüzün karmaşık tıbbi ve hukuki sorunları için yeterli öngörülebilirlik ve kesinliği sağlamayabilir. Örneğin, 'hastalığa maruz bulunanlar' gibi ifadeler yoruma açıktır. Yeni bir kanuni düzenleme, zorunlu aşılamanın hangi koşullarda, hangi hastalıklara karşı, kimlere, nasıl uygulanacağını; aşıların güvenliğinin nasıl temin edileceğini; aşıdan kaynaklanabilecek zararlardan kimin, nasıl sorumlu olacağını; tıbbi veya vicdani ret gibi istisnaların olup olmayacağını açıkça düzenleyerek hukuki belirliliği artıracaktır. Bu da 'kanunla sınırlama' ilkesinin modern gereklerini daha iyi karşılayacak ve olası hak ihlallerini ve hukuki belirsizlikleri önleyecektir.