1930 tarihli 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun, COVID-19 gibi modern bir pandemi karşısında zorunlu aşı uygulamasına yasal dayanak teşkil edip edemeyeceğini, Kanun'un 57., 64. ve 72. maddeleri çerçevesinde tartışınız.
Evet, metindeki analize göre 1593 sayılı Kanun, COVID-19 için zorunlu aşıya yasal dayanak teşkil edebilir. Tartışma şu şekilde ilerler: Kanun'un 72. maddesinin 2. bendi, 'hastalara veya hastalığa maruz bulunanlara serum veya aşı tatbiki' tedbirinin alınabileceğini düzenler. Ancak bu tedbirin uygulanabileceği hastalıklar 57. maddede (kolera, veba vb.) sayılmıştır ve COVID-19 bu listede yoktur. Bu noktada, Kanun'un 64. maddesi devreye girer. Bu madde, 57. maddede sayılmayan herhangi bir hastalığın 'istilai şekil' (salgın) alması halinde, Kanun'da belirtilen tedbirlerin bu hastalık için de uygulanabileceğini hükme bağlar. COVID-19'un Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi ilan edilmesi, onun 'salgın' niteliğini tartışmasız hale getirir. 'Hastalığa maruz bulunanlar' ifadesi ise, virüsün yaygınlığı ve bulaşıcılığı dikkate alındığında, hasta olmasalar bile toplumdaki herkesi kapsayacak şekilde geniş yorumlanabilir. Dolayısıyla, m. 72/2'nin, m. 64 yoluyla COVID-19'a uygulanmasıyla zorunlu aşı için yasal bir dayanak oluşturulabileceği savunulabilir. Ancak metinde de belirtildiği gibi, bu eski kanunun günümüz koşullarına göre yetersiz kalabileceği ve yeni, daha açık bir kanuni düzenlemenin daha isabetli olacağı açıktır.