Zorunlu aşı uygulamasının, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan 'vücut bütünlüğünün dokunulmazlığı' hakkına bir müdahale teşkil ettiği kabul edilirse, bu müdahalenin Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca hukuka uygun sayılabilmesi için hangi koşulların sağlanması gerektiğini metindeki açıklamalar ışığında analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100289

Anayasa m.17, 'Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz' diyerek bu hakka müdahalenin çerçevesini çizmiştir. Ancak bu, tek başına yeterli değildir. Bir temel hak ve hürriyete yapılacak her türlü sınırlamanın Anayasa'nın 13. maddesindeki genel ilkelere uygun olması gerekir. Bu bağlamda, zorunlu aşı uygulamasının anayasal sayılabilmesi için şu koşullar gereklidir: 1) Kanunla Sınırlama: Müdahale mutlaka bir kanuna dayanmalıdır. Metinde de belirtildiği gibi, 'tıbbi zorunluluklar' ifadesi tek başına yeterli olmayıp, kanun koyucunun bu halleri bir kanunla düzenlemesi gerekir. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu bu temeli oluşturabilir. 2) Meşru Amaç: Sınırlama, Anayasa'nın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere dayanmalıdır. Aşı özelinde bu sebep, Anayasa m.56'daki 'devletin herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlama' ödevi ve genel sağlığın korunmasıdır. 3) Ölçülülük: Sınırlama, 'demokratik toplum düzeninin gereklerine' ve 'ölçülülük ilkesine' aykırı olamaz. Yani, aşı zorunluluğu, kamu sağlığını koruma amacı için elverişli, gerekli ve orantılı olmalıdır. Tehlikeli bir salgın hastalık durumunda bu şartların sağlandığı kabul edilebilir. 4) Hakkın Özüne Dokunmama: Sınırlama, hakkın özünü ortadan kaldırmamalıdır.