Deprem gibi bir afet sonrası, konut kiralarını veya satış fiyatlarını fahiş şekilde artıran bir mülk sahibinin eylemi, Türk Borçlar Kanunu'nun 'aşırı yararlanma (gabin)' kurumu (TBK m.28) çerçevesinde nasıl değerlendirilir? Gabinin unsurlarının somut olayda nasıl oluştuğunu tartışınız.
Deprem sonrası oluşan barınma krizi, fahiş fiyat artışlarını TBK m.28'deki 'aşırı yararlanma (gabin)' kapsamında değerlendirmek için uygun bir zemin oluşturur. Gabinin varlığı için üç şartın bir arada bulunması gerekir: 1) Objektif Unsur: Karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık olmalıdır. Deprem sonrası normal piyasa değerinin çok üzerinde bir kira veya satış bedeli istenmesi bu unsuru karşılar. 2) Sübjektif Unsur (Zarar Gören Tarafında): Zarar görenin 'zor durumda kalmasından' yararlanılmış olmalıdır. Depremzedenin acil barınma ihtiyacı içinde olması, başka seçeneğinin bulunmaması tipik bir 'zor durumda kalma' halidir. 3) Sübjektif Unsur (Yararlanan Tarafında): Yararlananın (mülk sahibinin) karşı tarafın zor durumunu bilerek onu 'sömürme kastı' ile hareket etmesi gerekir. Mülk sahibinin, depremzedenin çaresizliğinden faydalanarak bu fahiş fiyatı talep etmesi bu unsuru oluşturur. Bu üç unsurun varlığı halinde, zarar gören depremzede, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını bildirerek edimin iadesini (örneğin ödediği kiranın bir kısmını) ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın (fahiş fiyatın makul seviyeye indirilmesini) giderilmesini isteyebilir. Bu hakkını, zor durumun ortadan kalktığı tarihten itibaren bir yıl içinde kullanmalıdır.