Yapı malikinin (arsa sahibi değil, binayı sonradan satın alan veya kiraya veren) deprem sonrası sorumluluğu hangi hukuki temellere dayanır? TBK m. 69'da düzenlenen 'yapı malikinin kusursuz sorumluluğu' ilkesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100286

Yapı malikinin sorumluluğu birden çok temele dayanabilir. Eğer malik, binayı bir başkasına satmışsa 'satış sözleşmesinden' kaynaklanan ayıptan sorumluluğu; kiraya vermişse 'kira sözleşmesi' gereği kiralananı elverişli halde bulundurma borcundan sorumluluğu doğar. Ancak en önemli sorumluluk türü, haksız fiilden kaynaklanan sorumluluktur. Bu da ikiye ayrılır: a) Kusurlu Sorumluluk: Malik, binanın kolonlarını kesmek gibi kusurlu bir eylemiyle zarara yol açmışsa genel haksız fiil hükümlerine göre sorumludur. b) Kusursuz Sorumluluk (TBK m.69): Bu ilke, bir binanın veya yapı eserinin yapımındaki bozukluktan veya bakımındaki eksiklikten doğan zararlardan, malikin hiçbir kusuru olmasa dahi sorumlu olmasını ifade eder. Bu bir 'özen sorumluluğu' değil, bir 'tehlike sorumluluğu'dur. Zarar görenin, malikin kusurunu ispatlamasına gerek yoktur; zararın, yapımdaki bozukluk veya bakımdaki eksiklikten kaynaklandığını ispatlaması yeterlidir. Malik, bu sorumluluktan ancak zararın meydana gelmemesi için tüm özeni gösterdiğini ispatlayarak (kurtuluş kanıtı) kurtulabilir ki deprem gibi öngörülebilir bir risk karşısında bu ispat oldukça zordur. Bu nedenle, örneğin binanın yoldan geçen birinin üzerine yıkılması halinde, o anki malik TBK m.69'a göre kusursuz olarak sorumlu tutulur.