Deprem sonucu meydana gelen zararlarda, müteahhidin 'eser sözleşmesinden' ve 'haksız fiilden' doğan hukuki sorumluluklarını karşılaştırınız. Özellikle zamanaşımı süreleri ve ispat yükümlülükleri açısından temel farklar nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100285

Müteahhidin iki temel hukuki sorumluluğu vardır: 1) Eser Sözleşmesinden Doğan Sorumluluk: Bu sorumluluk, iş sahibi (daireyi satın alan) ile müteahhit arasındaki sözleşmesel ilişkiye dayanır. Temeli, eserin ayıplı (kusurlu) olmasıdır (TBK m.474 vd.). Binanın depremde yıkılması, projeye aykırılık gibi durumlar 'gizli ayıp' teşkil eder. İş sahibi, sözleşmeden dönme, bedel indirimi, onarım veya tazminat talep edebilir. Zamanaşımı, kural olarak taşınmazlarda teslimden itibaren 5 yıl, müteahhidin ağır kusuru varsa 20 yıldır (TBK m.478). 2) Haksız Fiilden Doğan Sorumluluk (TBK m.49 vd.): Bu sorumluluk, sözleşme dışı üçüncü kişilere (örneğin binanın çökmesiyle zarar gören komşu, yoldan geçen kişi) verilen zararlardan kaynaklanır. Dört unsuru vardır: hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı. Bu davayı, zarara uğrayan herkes açabilir. Zamanaşımı, zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıldır. Ancak, fiil aynı zamanda suç teşkil ediyorsa ve ceza zamanaşımı daha uzunsa, o süre uygulanır (TBK m.72). YCGK kararına göre, bu durumda zamanaşımı haksız fiilin gerçekleştiği yani binanın yıkıldığı tarihten başlar. İspat yükü her iki davada da davacıdadır, ancak eser sözleşmesinde ayıbın varlığı, haksız fiilde ise kusurun varlığı ispatlanmalıdır.