Bir yapı hakkında 'yapı tatil zaptı' düzenlenmeden ve bu zapt usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden, doğrudan belediye encümeni tarafından alınan bir yıkım kararının hukuki akıbetini, idari işlemin unsurları ve Danıştay içtihatları çerçevesinde tartışınız. Böyle bir durumda açılacak iptal davasında 'idari merci tecavüzü' iddiası öne sürülebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100274

Yapı tatil zaptı düzenlenmeden doğrudan alınan yıkım kararı, idari işlemin 'şekil' ve 'sebep' unsurları yönünden hukuka aykırıdır ve iptale tabidir. İmar Kanunu'nun 32. maddesi, yıkım kararından önce yapının mühürlenmesi ve yapı tatil zaptı düzenlenmesi gibi usuli işlemleri zorunlu kılar. Metinde de 'Yapı durdurma veya tespit tutanağı düzenlenmeden yıkım kararı alınması' bir hukuka aykırılık nedeni olarak sayılmıştır. Bu usul izlenmeden alınan karar, sebep ve şekil unsurlarında sakatlık taşır. İdari merci tecavüzü iddiası ise bu durumda öne sürülemez. Çünkü yıkım kararı, kesin ve icrai bir idari işlem olup, ilgililer bu karara karşı doğrudan idare mahkemesinde iptal davası açabilirler. Metinde belirtildiği gibi, 'yıkım işlemine karşı doğrudan dava açılması mümkündür' ve bu durum 'idari merci tecavüzü olarak değerlendirilemez'.