Deprem sonrası yıkılan bir binanın müteahhidi hakkında açılan ceza davasında, müteahhidin sorumluluğunun belirlenmesi için binanın statiği, kullanılan malzemenin niteliği gibi teknik konularda bilirkişi incelemesi yapılması zorunludur. Bu bilirkişi raporunun, ceza davasının sonucuna ve hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davasına etkisini, 'ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesini bağlayıcılığı' (TBK m. 74) ilkesi çerçevesinde değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100272

Cevap: Ceza davasında alınan bilirkişi raporu, müteahhidin kusurunun (olası kast, bilinçli taksir) ve eylemi ile netice arasındaki illiyet bağının tespitinde kritik bir delildir. Ceza mahkemesi, bu rapora ve diğer delillere dayanarak bir karar verir. Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesine göre, hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin beraat kararıyla bağlı değildir. Ancak, ceza mahkemesinin mahkûmiyet kararı ve bu karar içinde tespit ettiği 'maddi olgular' ve 'kusurun varlığı' hukuk hâkimini bağlar. Dolayısıyla, ceza davasında alınan ve binanın yönetmeliğe aykırı yapıldığını tespit eden bir bilirkişi raporu ve buna dayalı bir mahkûmiyet kararı, hukuk mahkemesinde açılacak tazminat davasında müteahhidin kusurlu olduğuna dair güçlü bir delil teşkil eder ve hukuk hâkimini bu maddi tespit yönünden bağlar. Hukuk hâkimi, kusurun oranını ve zararın miktarını kendisi ayrıca takdir edebilir, ancak ceza mahkemesinin tespit ettiği 'hukuka aykırı eylemin varlığı' olgusunu yeniden tartışamaz. (Kaynak: ayboga.av.tr/deprem-sonrasi-meydana-gelen-neticelerden-dogan-cezai-ve-hukuki-sorumluluk/)