Paylı mülkiyete tabi bir taşınmazın maliklerinden biri olan muris, payını mirasçılarından birine muvazaalı olarak (tapuda satış göstererek) devretmiştir. Murisin ölümünden sonra diğer mirasçılar, bu işleme karşı hem 'muris muvazaası nedeniyle tapu iptali' davası açma hakkına hem de paydaş olarak 'önalım (şufa) hakkı' kullanma imkanına sahip midir? Bu iki hakkın birlikte kullanılıp kullanılamayacağını, birinin diğerine etkisini ve hakların hukuki mantığı arasındaki çelişkiyi açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100268

Cevap: Bu iki hak aynı anda ve aynı hukuki mantıkla kullanılamaz, çünkü birbirleriyle çelişirler. Muris muvazaası davası, işlemin aslında bir 'satış' olmadığı, gizli bir 'bağış' olduğu ve bu nedenle geçersiz olduğu iddiasına dayanır. Önalım (şufa) hakkı ise, payın üçüncü bir kişiye geçerli bir 'satış' sözleşmesiyle devredildiği varsayımına dayanır ve diğer paydaşa bu satılan payı aynı bedelle satın alma önceliği verir. Dolayısıyla, bir mirasçı aynı işlem için hem 'bu bir satış değildir, bağıştır' (muvazaa iddiası) hem de 'bu bir satıştır ve ben önalım hakkımı kullanmak istiyorum' (şufa iddiası) diyemez. Bu, çelişkili bir beyan olur. Mirasçı bir seçim yapmak zorundadır. Eğer muvazaa davası açar ve kazanırsa, işlem iptal edilir ve pay terekeye döner, mirasçılar payları oranında hak sahibi olur. Eğer şufa davası açarsa, işlemi bir satış olarak kabul etmiş olur ve satış bedelini ödeyerek payın kendi adına tescilini ister. Metinde belirtilen, şufa davası açıp kaybedenin sonra muvazaa davası açamayacağı yönündeki ifade de bu mantığa dayanır. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/muris-muvazaasi-davasi-mirastan-mal-kacirma/)