Sanık, istinaf kanun yoluna sadece kendisi lehine başvurmuş, ancak istinaf mahkemesi bozma kararı vererek dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir. İlk derece mahkemesi, sanığın önceki hükümden daha ağır bir ceza ile cezalandırılması gerektiği kanaatinde olmasına rağmen, aleyhe bozma yasağı (CMK m.283) nedeniyle bunu yapamamaktadır. Bu durumda mahkeme, aleyhe bozma yasağına aykırı olmamakla birlikte, ilk hükümde uygulanmamış olan TCK m. 58 (tekerrür) hükümlerini yeni kararında uygulayabilir mi? Tekerrür uygulamasının 'cezanın ağırlaştırılması' sayılıp sayılmayacağını tartışınız.
Cevap: Bu konu, aleyhe bozma yasağının kapsamının geniş yorumlanıp yorumlanmayacağına bağlıdır. Dar yoruma göre yasak, sadece cezanın miktarını kapsadığı için, ceza miktarı artırılmadığı sürece ilk kararda unutulan tekerrür hükmünün uygulanması yasağı ihlal etmez. Ancak geniş ve yasağın amacına uygun yoruma göre, tekerrür hükümlerinin uygulanması, cezanın infaz rejimini sanık aleyhine ağırlaştıran (örneğin koşullu salıverilme süresini uzatan) bir sonuç doğurduğu için, bir 'ağırlaştırma' olarak kabul edilmelidir. Sanığın kanun yoluna başvurması nedeniyle, daha önce tabi olmadığı bir infaz rejimiyle karşılaşması, yasağın 'daha ağır bir sonuçla karşılaşma korkusu olmadan kanun yoluna başvurma' amacına aykırıdır. Yargıtay'ın uygulaması bu konuda zaman zaman değişiklik gösterse de, yasağın amacına uygun olan yorum, sadece ceza miktarını değil, infaz rejimini ağırlaştıran tekerrür gibi kurumların da yasak kapsamında olduğu ve sonradan uygulanamayacağı yönündedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/aleyhe-bozma-yasaginin-kapsami)