5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.307/5'te düzenlenen aleyhe bozma yasağının kapsamı, sadece cezanın türü ve miktarıyla mı sınırlıdır, yoksa TCK m. 53'te düzenlenen belirli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma gibi güvenlik tedbirlerini de kapsar mı? Yasağın lafzı ('önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz') ve amacı ('korkusuzca kanun yoluna başvurma') ışığında bu konuyu tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100253

Cevap: Bu konu doktrinde ve Yargıtay kararlarında tartışmalıdır. Aleyhe bozma yasağını düzenleyen CMK m. 307/5'in lafzı 'cezadan daha ağır olamaz' ifadesini kullandığı için, dar bir yorumla yasağın sadece TCK anlamındaki 'ceza'ları (hapis ve adli para cezası) kapsadığı, güvenlik tedbirlerini kapsamadığı savunulabilir. Bu görüşe göre, sadece sanık lehine temyiz olsa dahi, bozma sonrası verilecek yeni hükümde TCK m. 53'teki hak yoksunlukları ilk karardakinden daha ağır bir şekilde uygulanabilir. Ancak, yasağın amacı, sanığın daha ağır bir 'sonuçla' karşılaşma korkusu olmadan kanun yoluna başvurmasını sağlamaktır. Bu geniş ve amaçsal yoruma göre, 'ceza' kavramı, sanığın hukuki durumunu ağırlaştıran tüm yaptırımları, dolayısıyla TCK m. 53 gibi hak yoksunluklarını da kapsamalıdır. Sanık için, hapis cezasının aynı kalması ancak ehliyetine daha uzun süre el konulması da bir ağırlaştırmadır. Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin bir kararındaki muhalefet şerhinde de belirtildiği gibi, yasağın amacına uygun olan yorum, kapsamının geniş tutulması ve sanığın aleyhine sonuç doğurabilecek tüm yaptırımları içermesidir. Bu yorum, hak arama hürriyetini daha etkin bir şekilde korur. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/aleyhe-bozma-yasaginin-kapsami)