Depremde yıkılan bir binanın enkazından alınan karot numuneleri ve demir örnekleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, binanın projesine ve deprem yönetmeliğine aykırı olarak eksik ve kalitesiz malzeme ile inşa edildiği tespit edilmiştir. Bu durum karşısında, binayı inşa eden müteahhit ile denetim görevini yerine getirmeyen yapı denetim firmasının cezai sorumlulukları 'müşterek faillik' (TCK m.37) kapsamında nasıl değerlendirilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100212

Cevap: Müşterek faillik, suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerin her birinin fail olarak sorumlu tutulmasıdır (TCK m. 37). Depremde bir binanın yıkılması ve ölümlere/yaralanmalara neden olması neticesinde, bu sonucun ortaya çıkmasında birden fazla kişinin eylemi etkili olabilir. Müteahhidin, projeye ve yönetmeliğe aykırı, kalitesiz malzeme kullanarak binayı inşa etmesi, neticeye sebep olan asli fiildir. Yapı denetim firmasının ise görevi, bu aykırılıkları tespit edip inşaatı durdurmaktır. Denetim görevini kasten (örneğin rüşvet karşılığı) veya ihmal ederek (eksik veya hiç denetim yapmayarak) yerine getirmemesi, müteahhidin hukuka aykırı eyleminin sonuç doğurmasına imkân tanır. Bu durumda, yapı denetim firması, fiil üzerinde ortak bir hâkimiyet kurarak ve kendi görevini yerine getirmeyerek suçun işlenişine asli bir katkı sağlamış olur. Dolayısıyla, denetim görevini yerine getirmeyen yapı denetim sorumlusu, 'ihmali davranışla suçun işlenmesine' katkıda bulunduğu ve fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğu için, müteahhit ile birlikte neticeden müşterek fail olarak sorumlu tutulmalıdır. (Kaynak: ayboga.av.tr/deprem-sonrasi-meydana-gelen-neticelerden-dogan-cezai-ve-hukuki-sorumluluk/)