Kovid-19 pandemisi gibi tehlikeli bir salgın hastalık durumunda, Devletin genel aşı zorunluluğu getirmesi, Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan 'vücut bütünlüğünün dokunulmazlığı' hakkına bir müdahale midir? Böyle bir müdahale hangi şartlar altında hukuka uygun kabul edilebilir? 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 72. maddesi, böyle bir zorunluluk için yeterli kanuni dayanak oluşturur mu?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100203

Cevap: Evet, zorunlu aşı uygulaması vücuda tıbbi bir müdahale olduğundan, Anayasa'nın 17. maddesindeki 'vücut bütünlüğünün dokunulmazlığı' hakkına bir müdahaledir. Bu müdahalenin hukuka uygun olması için Anayasa'nın 13. ve 17. maddelerinde belirtilen şartları taşıması gerekir: 1) Kanunla Öngörülme: Müdahale kanuni bir dayanağa sahip olmalıdır. 2) Meşru Amaç: Anayasa'nın ilgili maddesindeki sebeplere (burada m.17'deki 'tıbbi zorunluluklar' ve genel olarak kamu sağlığının korunması) dayanmalıdır. 3) Ölçülülük: Müdahale, ulaşılmak istenen amaçla orantılı olmalı, demokratik toplum düzeninin gereklerine aykırı olmamalıdır. 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nun 72. maddesi, salgın hastalıklara karşı 'hastalara veya hastalığa maruz bulunanlara serum veya aşı tatbiki' tedbirini öngörmektedir. Kanun'un 64. maddesi ise, 57. maddede sayılmayan yeni bir hastalığın salgın halini alması durumunda bu tedbirlerin uygulanabileceğini belirtir. Dolayısıyla, Kovid-19 gibi bir pandemi durumunda, tüm vatandaşların 'hastalığa maruz bulunduğu' kabul edilerek, 1593 sayılı Kanun'un aşı zorunluluğu için bir kanuni dayanak oluşturduğu savunulabilir. Ancak metinde de belirtildiği gibi, uygulamanın detaylarını, sorumlulukları ve denetim mekanizmalarını düzenleyen yeni ve daha açık bir kanuni düzenleme yapılması, hukuki öngörülebilirlik açısından daha isabetli olacaktır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/zorunlu-asi)