CMK m.119 uyarınca usulüne uygun bir arama kararı veya yazılı emir olmaksızın, kolluğun şüphe üzerine durdurduğu bir kişinin çantasında yaptığı kontrol sonucunda suç eşyası ele geçirilmiştir. Bu delilin ceza yargılamasındaki hukuki akıbeti ne olur? Sanığın veya kolluğun sonradan rıza göstermesi veya arama işleminin hakim tarafından sonradan onaylanması bu durumu değiştirir mi? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100196

Cevap: CMK m.119 ve Anayasa m.21 uyarınca, kural olarak arama ancak hakim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, ona ulaşılamıyorsa kolluk amirinin yazılı emri ile yapılabilir. Usulüne uygun bir karar veya yazılı emir olmadan yapılan arama hukuka aykırıdır. Bu şekilde elde edilen delil, 'hukuka aykırı delil' niteliğinde olup, Anayasa m.38/6 ve CMK m.206/2-a, m.217/2 gereğince hükme esas alınamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatları da (Ör: 27.09.2023 tarihli, 2023/129 E., 2023/477 K. sayılı karar) bu yöndedir. Sanığın aramaya sonradan rıza göstermesi, hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz çünkü kolluk karşısında özgür iradesinden bahsedilemez. Aynı şekilde, hukuka aykırı bir arama işleminin sonradan hakim tarafından onaylanması da onu hukuka uygun hale getirmez. Yazılı emir veya karar, aramadan önce mevcut olmalıdır. Dolayısıyla, bu şekilde elde edilen suç eşyası, delil yasakları kapsamında değerlendirilir ve sanığın mahkumiyetine dayanak yapılamaz. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hakim-karari-veya-yazili-emir-olmaksizin-yapilan-arama)