HMK'ya göre, bir hukuk davasında 'taraf ve dava ehliyeti', dava şartı mıdır yoksa ilk itiraz mıdır? Mahkemenin, bu eksikliği yargılamanın hangi aşamasında ve nasıl dikkate alması gerektiğini açıklayınız. Adi ortaklığın taraf ehliyetinin olmamasının pratik sonucu nedir?
Cevap: HMK m. 114/1-d uyarınca, 'taraf ve dava ehliyeti' bir 'dava şartı'dır. Dava şartları, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı veya yokluğu mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen (kendiliğinden) gözetilen koşullardır. İlk itirazlar ise, davalının cevap dilekçesinde ileri sürmesi gereken ve mahkemenin re'sen dikkate almadığı usuli savunmalardır (kesin yetki itirazı gibi). Mahkeme, taraf ve dava ehliyeti eksikliğini tespit ederse, HMK m. 115 uyarınca, bu eksikliğin giderilmesi mümkünse davacıya kesin bir süre verir. Bu sürede eksiklik giderilmezse, davayı usulden reddeder. Adi ortaklığın, TBK uyarınca tüzel kişiliği bulunmadığından, taraf ehliyeti de yoktur. Bunun pratik sonucu, adi ortaklık adına veya aleyhine dava açılamamasıdır. Dava, adi ortaklığı oluşturan tüm ortaklar tarafından birlikte ('zorunlu dava arkadaşı' olarak) veya onlara karşı açılmalıdır. Eğer dava sadece adi ortaklığa karşı açılmışsa, taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. (Yargıtay 15. HD, E. 2019/534, K. 2019/4285 kararında bu durum açıklanmıştır.) (Kaynak: or.av.tr/elbirligi-mulkiyeti-nedir/)