HMK m. 27'de düzenlenen 'hukuki dinlenilme hakkı'nın unsurlarından olan 'açıklama ve ispat hakkı'nı, mahkemenin bilirkişi raporunu taraflara tebliğ etme zorunluluğu (HMK m. 281, eski HUMK m. 282) üzerinden somutlaştırınız. Bilirkişi raporu taraflardan birine tebliğ edilmeden karar verilmesinin hukuki sonucu nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100186

Cevap: Hukuki dinlenilme hakkının unsurlarından olan 'açıklama ve ispat hakkı', tarafların dava dosyasına giren her türlü belge, rapor ve delilden haberdar edilmesini ve bunlara karşı beyanda bulunma, itiraz etme ve kendi karşı delillerini sunma imkanına sahip olmasını gerektirir. Bilirkişi raporu, davanın esasına etki eden önemli bir takdiri delildir. HMK m. 281, mahkemeye, bilirkişi raporunun birer örneğini duruşma gününden önce taraflara tebliğ etme yükümlülüğü getirmiştir. Bu yükümlülüğün amacı, taraflara raporu inceleme, değerlendirme, rapordaki tespitlere ve sonuçlara karşı itirazlarını bildirme (gerekirse ek rapor veya yeni bir bilirkişi incelemesi talep etme) imkanı tanımaktır. Eğer mahkeme, raporu taraflardan birine tebliğ etmeden bu rapora dayanarak hüküm kurarsa, o tarafın açıklama ve ispat hakkını, dolayısıyla hukuki dinlenilme hakkını ihlal etmiş olur. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/27709, K. 2017/3124 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, bu durum tek başına adil yargılanma hakkının ihlali ve hükmün bozulması sebebidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-122-dava-dilekcesinin-tebligi.html)