Muris muvazaası iddiasıyla açılan bir davada, davacı mirasçı, murisin amacının sadece kendisinden değil, aynı zamanda diğer mirasçılardan da mal kaçırmak olduğunu ispatlamıştır. Ancak dava, sadece davacı mirasçı tarafından kendi payı oranında tapu iptali ve tescil talebiyle açılmıştır. Mahkemenin, talebi aşarak taşınmazın tamamının terekeye iadesine karar vermesi mümkün müdür? Taleple bağlılık ilkesi (HMK m. 26) bu durumda nasıl uygulanır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100179

Cevap: Hayır, mahkemenin talebi aşarak taşınmazın tamamının terekeye iadesine karar vermesi mümkün değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesinde düzenlenen 'taleple bağlılık ilkesi' uyarınca, hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Muris muvazaası davasında her mirasçı, diğerlerinden bağımsız olarak, sadece kendi miras payı oranında tapu iptali ve kendi adına tescil talebiyle dava açabilir. Eğer davacı talebini bu şekilde sınırlandırmışsa, mahkeme de ancak bu talep çerçevesinde bir karar verebilir. Davacı, davasını taşınmazın tamamının terekeye iadesi (elbirliği mülkiyetine döndürülmesi) şeklinde açmış olsaydı, o zaman diğer mirasçıların davaya katılımını veya icazetini sağlamak zorunda kalırdı. Kendi payı oranında açtığı bir davada, mahkemenin terekeye iadeye karar vermesi, taleple bağlılık ilkesinin ihlali anlamına gelir ve bozma nedenidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/muris-muvazaasi-davasi-mirastan-mal-kacirma/)