Devletin pozitif yükümlülükleri kapsamında, Kovid-19 gibi bir salgında aşılamanın yan etkilerinden kaynaklanan zararlardan dolayı Devletin sorumluluğu doğabilir mi? Bu sorumluluğun hukuki temelini, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'nin 2. ve 8. maddeleri ile AİHM'in Solomakhin/Ukrayna kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100165

Cevap: Evet, Devletin sorumluluğu doğabilir. Devletin pozitif yükümlülüğü, sadece yaşama ve sağlık hakkına müdahale etmemeyi (negatif yükümlülük) değil, aynı zamanda bu hakları korumak için gerekli tedbirleri almayı da içerir (AİHS m.2 - yaşam hakkı, m.8 - özel hayata saygı/vücut bütünlüğü). Zorunlu aşı uygulaması, kamu sağlığını koruma gibi meşru bir amaca hizmet etse de, Devlet bu süreci yönetirken gerekli özeni göstermekle yükümlüdür. AİHM'in Solomakhin/Ukrayna kararında, müdahaleden önce kişinin sağlık durumunun kontrol edilmesi ve yan etkilerin gözlenmesi gibi tedbirlerin alınması, ihlal bulunmamasında etkili olmuştur. Eğer Devlet, aşıların güvenliği konusunda yeterli araştırma yapmadan, kişilerin sağlık durumunu (alerji, kronik hastalık vb.) dikkate almadan, risk gruplarını belirlemeden veya aşı sonrası ortaya çıkan ciddi yan etkilerle ilgili gerekli sağlık hizmetini ve tazmin mekanizmalarını kurmadan kitlesel bir aşılama yaparsa, pozitif yükümlülüklerini ihlal etmiş sayılır. Bu durumda, aşılamanın yan etkilerinden kaynaklanan öngörülebilir ve önlenebilir zararlardan dolayı (hizmet kusuru veya risk ilkesi gereği) Devletin hukuki sorumluluğu (tazminat yükümlülüğü) doğacaktır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/zorunlu-asi)