Bir trafik kontrolü sırasında sürücünün 1.34 promil alkollü olduğu alkolmetre ile tespit edilmiş, ancak sürücünün itirazı üzerine 57 dakika sonra hastanede yapılan kan tahlilinde alkol oranı 0.031 promil olarak saptanmıştır. Adli Tıp Kurumu'nun kan-alkol düzeyinin saatte ortalama 0.15 promil azaldığına dair bilimsel görüşü dikkate alındığında, bu iki ölçüm arasındaki çelişki nasıl yorumlanmalıdır? İdare mahkemesi, bu durumda sürücü belgesinin geri alınmasına ilişkin idari işlemi iptal etmeli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100137

Cevap: Evet, idare mahkemesi işlemi iptal etmelidir. İzmir 5. İdare Mahkemesi'nin onanan kararında (İzmir BİM 5. İDD, E.2018/1457, K.2018/1849) da benzer bir mantık yürütülmüştür. Sürücünün itirazı üzerine hastanede resmi usullerle alınan kan örneği sonucu, hukuki anlamda delil olarak kabulü zorunlu bir veridir. Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel verisine göre, kan-alkol düzeyi saatte ortalama 0.15 promil azalır. Somut olayda iki ölçüm arasında yaklaşık bir saat (57 dakika) vardır. Hastanede ölçülen 0.031 promil değerine, geriye dönük hesaplama için yaklaşık 0.14 promil eklendiğinde dahi, ilk ölçüm anındaki alkol oranının yaklaşık 0.171 promil (0.031 + 0.14) olacağı hesaplanır. Bu değer, hususi otomobiller için yasal sınır olan 0.50 promilin çok altındadır. İlk ölçüm olan 1.34 promil ile bilimsel hesaplamaya dayalı sonuç arasındaki bu büyük fark, ilk ölçümü yapan cihazın hatalı veya kalibrasyonunun bozuk olduğu yönünde ciddi bir şüphe doğurur. Hukuk devletinde şüpheden sanık/ilgili yararlanır. Bu nedenle, sürücünün yasal sınırın altında alkollü olduğu kabul edilerek, ehliyetin geri alınması işlemi hukuka aykırı bulunduğundan iptal edilmelidir. (Kaynak: ayboga.av.tr/alkollu-arac-kullanma-cezasi-itiraz/)