5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 16. maddesi, hükümlünün 'hayatı için kesin bir tehlike teşkil eden' diğer hastalıklar durumunda cezanın infazının geri bırakılmasını düzenlemektedir. Bu 'kesin tehlike' halinin tespiti ve infazın geri bırakılması kararının verilmesindeki usuli süreç nedir? Cumhuriyet Başsavcılığının bu süreçteki rolü ve kararın denetimi nasıl yapılır?
Cevap: Süreç şu şekildedir: 1) Hükümlünün hastalığının hayatı için kesin bir tehlike teşkil edip etmediği, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen bir raporla veya Adalet Bakanlığınca belirlenen tam teşekküllü hastanelerin sağlık kurullarınca düzenlenip Adli Tıp Kurumu'nca onaylanan bir raporla tespit edilir (5275 S.K. m.16/3). 2) Bu rapor üzerine, infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığı, infazın hükümlü iyileşinceye kadar geri bırakılmasına karar verir. 3) Geri bırakma kararı, hükümlünün tabi olacağı yükümlülükler (belirli bir yerde bulunma vb.) belirtilerek kendisine tebliğ edilir. 4) Cumhuriyet Başsavcılığı, hükümlünün sağlık durumunu, raporda belirtilen sürelere veya süre yoksa birer yıllık dönemlere göre yeniden aynı usulle (raporla) inceletir ve geri bırakmanın devam edip etmeyeceğine karar verir. 5) Hükümlü, yükümlülüklere aykırı hareket ederse, geri bırakma kararı yine kararı veren Cumhuriyet Başsavcılığınca kaldırılır. Bu kaldırma kararına karşı infaz hâkimliğine başvurulabilir (m.16/3 son cümle). Dolayısıyla, Başsavcılık hem ilk kararı veren hem de denetimi yürüten merci olup, kararlarına karşı yargı yolu açıktır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/infaz-kanunu-madde-16-hapis-cezasinin-infazinin-hastalik-nedeni-ile-ertelenmesi.html)