Elbirliği mülkiyeti (iştirak halinde mülkiyet) ile paylı mülkiyet (müşterek mülkiyet) arasındaki temel farkları, özellikle 'tasarruf yetkisi' ve 'dava açma ehliyeti' konuları açısından TMK hükümleri ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda karşılaştırınız. Mirasçılardan birinin, terekeye dahil bir taşınmazdaki el atmanın önlenmesi için tek başına dava açması mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100117

Cevap: Elbirliği mülkiyeti ile paylı mülkiyet arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Pay Kavramı: Paylı mülkiyette her ortağın mal üzerinde hukuken ve matematiksel olarak belirli bir payı (1/2, 1/4 gibi) vardır. Elbirliği mülkiyetinde ise ortakların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin hakkı malın tamamına yaygındır (TMK m. 701). 2) Tasarruf Yetkisi: Paylı mülkiyette her paydaş, kendi payı üzerinde diğerlerinden bağımsız olarak tasarruf edebilir (örneğin satabilir, rehin kurabilir). Elbirliği mülkiyetinde ise kural olarak mal üzerinde tasarruf için ortakların oybirliğiyle karar alması gerekir (TMK m. 702/2). 3) Dava Açma Ehliyeti: Elbirliği mülkiyetinde, ortaklığın tamamını ilgilendiren tapu iptali, ecrimisil gibi davaların tüm ortaklar tarafından birlikte açılması veya bir ortağın açtığı davaya diğerlerinin icazet vermesi (zorunlu dava arkadaşlığı) gerekir. Ancak Yargıtay, TMK m. 702/4'e ('Ortaklardan her biri, topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir.') dayanarak, 'olağan koruma eylemleri' kapsamında olan el atmanın önlenmesi gibi davaların ortaklardan herhangi biri tarafından tek başına açılabileceğini ve bu korumadan tüm ortakların yararlanacağını kabul etmektedir. (Kaynak: or.av.tr/elbirligi-mulkiyeti-nedir/)