HMK m. 147/1, tarafların tahkikat duruşmasına davet edilmesini zorunlu kılar. Mahkemenin, usulüne uygun bir ön inceleme duruşması yaptıktan sonra, davalı tarafa yeni bir davetiye göndermeden ve tahkikat duruşma gününü bildirmeden, yokluğunda tahkikat yaparak (örneğin keşif yaparak, tanık dinleyerek) davayı sonuçlandırması, hangi temel usul hakkının ihlalidir? Bu eksikliğin sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100106

Cevap: Bu durum, HMK m. 27'de düzenlenen 'hukuki dinlenilme hakkı'nın ve Anayasa m. 36'daki 'adil yargılanma hakkı'nın ağır bir ihlalidir. HMK, ön inceleme ile tahkikat aşamalarını birbirinden ayırmıştır. Ön inceleme duruşmasına katılmış olmak, tarafların tahkikat duruşmasına da katılmış sayılmasını gerektirmez. HMK m. 147/1, mahkemeye, ön inceleme tamamlandıktan sonra tarafları tahkikat için duruşmaya ayrıca ve usulüne uygun olarak davet etme yükümlülüğü getirir. Bu davet yapılmadan, tarafın yokluğunda delillerin toplanması ve davanın karara bağlanması, o tarafın delillere karşı beyanda bulunma, tanıklara soru sorma ve yargılamanın esasına etkili olma haklarını elinden alır. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin E. 2014/27709, K. 2017/3124 sayılı kararında da belirtildiği gibi, bu usuli eksiklik, savunma hakkını kısıtlayan ve tek başına hükmün bozulmasını gerektiren önemli bir hatadır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-122-dava-dilekcesinin-tebligi.html)