5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m.161/3, 'Kolluk görevlileri, emrindeki işlemleri yerine getirirken, Cumhuriyet savcısının yazılı, acele hâllerde ise sözlü emri dışına çıkamazlar.' hükmünü amirdir. Bu hükmü, CMK m.119'daki arama kararı usulü ile birlikte değerlendirerek, kolluğun Cumhuriyet savcısından aldığı 'sözlü arama emri'ne dayanarak konutta arama yapmasının hukuki geçerliliğini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100093

Cevap: Kolluğun, Cumhuriyet savcısından aldığı sözlü arama emrine dayanarak konutta arama yapması hukuka aykırıdır. Her ne kadar CMK m.161/3 genel olarak acele hallerde sözlü emre imkan tanıyor gibi görünse de, arama tedbiri gibi temel hak ve özgürlüklere ağır müdahale oluşturan işlemler için özel ve daha güvenceli hükümler uygulanır. CMK m. 119/1, bu özel hükümdür ve aramayı 'hâkim kararı' veya 'gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının YAZILI emri' şartına bağlamıştır. Maddenin lafzı, savcı emrinin 'yazılı' olması gerektiğini açıkça belirtmektedir. Özellikle aynı fıkranın ikinci cümlesi, 'Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir.' diyerek konut araması için yazılılık şartını pekiştirmiştir. Dolayısıyla, özel hüküm olan m.119, genel hüküm olan m.161/3'e göre önceliklidir (lex specialis). Sözlü emirle yapılan konut araması hukuka aykırıdır ve bu arama sonucu elde edilen deliller yargılamada kullanılamaz. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hakim-karari-veya-yazili-emir-olmaksizin-yapilan-arama)