Bir ceza davasının yargılaması sırasında mahkeme heyeti tamamen değişmiştir. Yani, delilleri (tanık beyanları, sanık sorgusu vb.) toplayan heyetten hiç kimse, nihai hükmü veren heyette yer almamaktadır. İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi'nin Beraru/Romanya gibi kararlarında belirtilen içtihada göre, bu durum tek başına adil yargılanma hakkını ihlal eder mi? Telafi edici mekanizmaların rolü bu değerlendirmede nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100089

Cevap: Evet, İHAM'ın yerleşik içtihadına (Beraru/Romanya, Cutean/Romanya vb.) göre, mahkeme heyetinin tamamen değişmesi, yani delillere doğrudan temas eden hâkimlerden hiçbirinin karar aşamasında bulunmaması, tek başına yargılamayı bir bütün olarak adil/dürüst olmaktan çıkarır ve AİHS m. 6'nın ihlaline yol açar. İHAM'a göre, bu durum o kadar temel bir usuli güvence eksikliğidir ki, telafi edici mekanizmaların varlığı dahi bu ihlali ortadan kaldırmaya yetmez. Çünkü kararı veren hâkimlerin, tanıkların güvenilirliği ve sanığın tutumu hakkında hiçbir kişisel izlenimi yoktur ve karar tamamen 'kağıt üzerinde' verilmiş olur. Bu durum, 'doğrudan doğruyalık' ilkesinin en ağır ihlalidir. Heyette kısmi bir değişiklik olması durumunda ise (bir veya iki üyenin değişmesi), tanıkların yeniden dinlenmesi gibi telafi edici mekanizmaların uygulanıp uygulanmadığına bakılarak bir ihlal değerlendirmesi yapılır. Ancak heyetin tamamen değişmesi, bizatihi bir ihlal olarak kabul edilir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hakimin-delile-temas-mecburiyeti-ve-aymnin-ilk-ihlal-karari)