İdari yargıda, dava dilekçesinin davalının bilinen en son adresine değil de MERNİS adresine tebliğ edilmesi, tebligatın usulsüzlüğüne neden olur mu? 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 10 ve HMK hükümleri çerçevesinde, tebligatın hangi adrese yapılması gerektiğini ve usulsüz tebligatın 'hukuki dinlenilme hakkı' açısından sonuçlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100086

Cevap: 7201 sayılı Tebligat Kanunu m. 10/1'e göre kural, tebligatın muhatabın bilinen en son adresine yapılmasıdır. Eğer bu adreste tebligat yapılamazsa, o zaman muhatabın adres kayıt sisteminde (MERNİS) bulunan yerleşim yeri adresine tebligat yapılır (Tebligat K. m. 21/2). Dolayısıyla, davalının dosyada bilinen ve güncel olan bir adresi varken, doğrudan MERNİS adresine tebligat yapılması usulsüzdür. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E: 2016/9797, K: 2016/8451 sayılı kararında da bu duruma işaret edilmiştir. Usulsüz tebligat, HMK m. 27'de düzenlenen 'hukuki dinlenilme hakkı'nın ağır bir ihlalidir. Çünkü davalı, aleyhine açılan davadan haberdar olamaz, süresinde cevap veremez, savunma yapamaz ve delillerini sunamaz. Bu durum, adil yargılanma hakkını temelden zedeler. Mahkemenin, usulsüz tebligata dayanarak yargılamaya devam etmesi ve hüküm kurması, tek başına bir bozma nedenidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-122-dava-dilekcesinin-tebligi.html)