2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 48. maddesinin 9. fıkrası, sürücünün alkol ölçümü için teknik cihaz kullanılmasını kabul etmemesini cezalandırmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin bu hükmü Anayasa'ya uygun bulmasının (E:2014/65, K:2014/150) temel gerekçesi nedir? Bu düzenlemenin, 'nemo tenetur se ipsum accusare' (kimsenin kendisini suçlamaya zorlanamaması) ilkesiyle ilişkisini tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100085

Cevap: Anayasa Mahkemesi, bu hükmü Anayasa'ya uygun bulurken temel olarak 'kamu yararı' ve 'kamu güvenliği' gerekçelerine dayanmıştır. Mahkemeye göre, trafikte etkin bir alkol denetimi yapmak, toplum sağlığını ve düzenini tehdit eden trafik kazalarını önlemek, dolayısıyla kişilerin can ve mal güvenliğini korumak amacıyla bu tür bir düzenleme yapmak kanun koyucunun takdirindedir. Sürücünün denetimden kaçmasına izin verilmesi, alkol denetimini işlevsiz hale getirecektir. 'Nemo tenetur' ilkesi, bir kimsenin kendi aleyhine delil vermeye veya suç ikrarında bulunmaya zorlanamamasını ifade eder ve bir ceza yargılaması güvencesidir. Alkolmetreye üflemek, pasif bir yükümlülük olup, kişinin iradi beyanıyla bir suçu ikrar etmesi niteliğinde değildir. AİHM de benzer şekilde, sürücülerin kamu güvenliği amacıyla bu tür testlere katlanma yükümlülüğü olduğunu ve bunun kendi kendini suçlama yasağını ihlal etmediğini kabul etmektedir. Dolayısıyla, kamu güvenliğinin korunması amacı, sürücünün bu pasif yükümlülüğe katlanmasını gerektirdiğinden, düzenleme 'nemo tenetur' ilkesinin bir ihlali olarak görülmemiştir. (Kaynak: ayboga.av.tr/alkollu-arac-kullanma-cezasi-itiraz/)