Bir trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm veya yaralanmalarda, aracı kullanan alkollü sürücünün TCK m. 179/3 (trafik güvenliğini tehlikeye sokma) dışında, netice sebebiyle (ölüm veya yaralanma) hangi suçlardan sorumlu tutulabileceğini ve bu sorumluluğun hukuki niteliğini (kast/taksir) tartışınız. Olası kast ile bilinçli taksir ayrımının bu tür olaylarda uygulanabilirliğini değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100082

Cevap: Alkollü araç kullanarak ölüme veya yaralanmaya neden olan sürücü, TCK m. 179/3'ün yanı sıra, meydana gelen neticeye göre TCK m. 85 (taksirle öldürme) veya TCK m. 89 (taksirle yaralama) suçlarından sorumlu tutulur. TCK m. 179/3 bir tehlike suçu iken, m. 85 ve m. 89 birer netice suçudur ve gerçek içtima kuralları uygulanır. Sorumluluğun hukuki niteliği genellikle taksirdir. Ancak bu taksir, basit taksir değil, TCK m. 22/3'te düzenlenen 'bilinçli taksir'dir. Çünkü sürücü, alkollü araç kullanmanın kaza yapma ve birine zarar verme riskini taşıdığını öngörmekte, ancak 'bir şey olmaz' diyerek, şansına veya sürüş becerisine güvenerek bu neticenin gerçekleşmeyeceği inancıyla hareket etmektedir. Olası kastın (TCK m. 21/2) uygulanması ise teorik olarak mümkün olsa da pratikte zordur. Sürücünün, birini öldürme veya yaralama neticesini sadece öngörmekle kalmayıp, bu neticenin gerçekleşmesini 'kabullenerek', 'olursa olsun' diyerek aracı kullandığının ispatı gerekir. Bu ispat oldukça güç olduğundan, Yargıtay bu gibi durumlarda genellikle bilinçli taksir hükümlerini uygulamaktadır. (Kaynak: ayboga.av.tr/deprem-sonrasi-meydana-gelen-neticelerden-dogan-cezai-ve-hukuki-sorumluluk/ ve ayboga.av.tr/alkollu-arac-kullanma-cezasi-itiraz/)