Bir ceza davasında yargılama on celse sürmüş ve bu süreçte mahkeme heyeti defalarca değişmiştir. Nihai mahkumiyet kararını veren heyetteki üç hâkimden sadece biri, mahkumiyete esas alınan ve beyanları çelişkili olan tanıkların dinlendiği celsede hazır bulunmuştur. Başvurucunun bu duruma ilişkin istinaf dilekçesindeki itirazları dikkate alınmamıştır. Bu yargılamanın, Anayasa Mahkemesi'nin 'Erdal Sonduk' kararında benimsediği ilkeler doğrultusunda adil/dürüst yargılanma hakkını (doğrudan doğruyalık ilkesi) ihlal edip etmediğini gerekçeleriyle tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100078

Cevap: Evet, bu yargılama Anayasa Mahkemesi'nin Erdal Sonduk (2020/23093) kararında belirtilen ilkeler uyarınca adil/dürüst yargılanma hakkını ihlal etmektedir. AYM'nin bu kararda benimsediği ilkelere göre, mahkumiyet kararında belirleyici olan ve güvenilirliği tartışmalı tanıkların, hükmü verecek olan heyetin çoğunluğu tarafından doğrudan dinlenmemiş olması, doğrudan doğruyalık ilkesinin ihlaline yol açar. Somut olayda, hükmü veren heyetin çoğunluğu (başkan ve bir üye), kritik tanıkları bizzat dinlememiş, onların davranışlarını gözlemlememiş ve güvenilirlikleri hakkında sadece tutanaklar üzerinden bir kanaat edinmiştir. AYM'ye göre bu durum, özellikle tanık beyanlarının güvenilirliğine ilişkin itirazlar varken, tek başına ihlal sebebidir. Derece mahkemesinin, bu sakıncayı gidermek için tanıkları yeniden dinleme gibi telafi edici mekanizmalara başvurmaması ve bu yöndeki itirazları gerekçesiz bırakması, ihlalin ağırlığını artırmaktadır. Dolayısıyla, yargılama bir bütün olarak hakkaniyete aykırı hale gelmiştir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hakimin-delile-temas-mecburiyeti-ve-aymnin-ilk-ihlal-karari)