Ceza yargılamasında 'doğrudan doğruyalık' ilkesi, mahkeme heyetinde değişiklik olması durumunda her tanığın mutlaka yeniden dinlenmesini mi gerektirir? İHAM ve AYM içtihatları ışığında, tanığın yeniden dinlenmesinin zorunlu olduğu ve olmadığı haller arasındaki ayrım hangi kriterlere göre yapılmalıdır?
Cevap: Hayır, ilke her tanığın mutlak surette yeniden dinlenmesini gerektirmez. İHAM ve AYM (Erdal Sonduk kararı) içtihatlarına göre bu konuda bir ayrım yapılmalıdır: 1) Yeniden Dinlemenin Zorunlu Olduğu Haller: Eğer tanığın beyanı, sanığın mahkumiyetinde 'belirleyici' veya 'önemli' bir rol oynuyorsa VE bu tanığın beyanının 'güvenilirliği ve doğruluğu' konusunda taraflar arasında ciddi bir 'tartışma' veya 'itiraz' varsa, bu tanığın hükmü verecek yeni heyet tarafından yeniden dinlenmesi zorunludur. Çünkü bu durumda hâkimin kişisel gözlemi ve izlenimi maddi gerçeğe ulaşmada kritik önem taşır. 2) Yeniden Dinlemenin Gerekli Olmadığı Haller: Eğer tanığın beyanı mahkumiyette belirleyici değilse, sadece tamamlayıcı nitelikteyse veya tanığın beyanının güvenilirliği konusunda taraflarca ortaya atılmış ciddi bir itiraz yoksa, yeni heyetin duruşma tutanaklarını okuyarak bilgi sahibi olması adil yargılanma hakkı için yeterli görülebilir. Bu ayrım, bir yanda adil yargılanma hakkının özünü korumak, diğer yanda yargılamaların makul sürede bitirilmesi gerekliliği arasında bir denge kurmayı amaçlar. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/hakimin-delile-temas-mecburiyeti-ve-aymnin-ilk-ihlal-karari)