İmar Kanunu m.32'ye göre, ruhsata aykırı bir yapı tespit edildiğinde, yapı sahibine aykırılığı gidermesi veya ruhsat alması için 'en çok bir ay' süre verilir. Ancak aynı kanunun 7153 sayılı Kanunla eklenen fıkrasında, 'ruhsata bağlanamayacağı veya aykırılıkların giderilemeyeceği tespit edilen yapıların' ruhsatının bir aylık süre beklenmeden iptal edileceği düzenlenmiştir. Bu iki hüküm arasındaki ilişkiyi ve 'süre verilmeksizin' yıkım kararı alınabilecek istisnai halleri açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #100052

Cevap: İmar Kanunu m.32'deki kural, ruhsata aykırılığın giderilebilir veya yapının sonradan ruhsata bağlanabilir nitelikte olması durumunda, yapı sahibine bir aylık bir 'imkân süresi' tanınmasıdır. Bu süre, idarenin takdirine bağlı olmayıp, verilmesi zorunlu bir usul şartıdır. Ancak, 7153 sayılı Kanunla eklenen fıkra, bu kurala önemli bir istisna getirmiştir. Eğer idare tarafından yapılan teknik incelemede, yapıdaki aykırılığın (örneğin imar planına, kat nizamına, çekme mesafelerine temelden aykırılık gibi) niteliği itibarıyla hiçbir surette giderilemeyeceği veya yapının mevcut haliyle ruhsata bağlanmasının hukuken veya fennen imkânsız olduğu tespit edilirse, idarenin yapı sahibine bir aylık süre vermesine gerek yoktur. Bu durumda idare, süre vermeden doğrudan yapı tatil zaptını takiben ruhsatı iptal edebilir ve encümen kararıyla yıkım sürecini başlatabilir. Bu istisnanın amacı, düzeltilmesi mümkün olmayan aykırılıklarda gereksiz zaman kaybını önlemektir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/insaat-durdurma-yikim-kararina-itiraz-dava/)